Boza

WP_20141114_22_22_55_ProWP_20141114_22_25_36_Pro

Mahalleden şimdi bozacı geçti. Samiye Teyze’den sonra ilk defa birinin camdan sarkıp boza istediğini duydum. Komşumuz Samiye Teyze vefat edeli çok oldu. Sokağın geleneksel lezzetleriyle arası iyiydi. İştahlıydı, çok da güzel yemek yapardı.

Teşvikiye hala mahalle özelliğini koruduğu için bozacısı, tamirci muslukçusu, perdecisi, yoğurtçusu, seyyar balıkçısı terk etmedi ara sokaklarını.

Samiye Teyze gibi birini içerken görmeden, Cemil Usta’nın tarifini dinlemeden ayrıca leblebisiz ve tarçınsız olarak bozayı sevmek çok kolay değil. Sevince de bırakmak kolay değil:

Zeyneloğlu Cemil Usta’nın geleneksel boza tarifi: Artun Ünsal / İstanbul’un Lezzet Tarihi

“Diyelim 3 bardak darı ya da bulgur, 2 ila 3 bardak toz şeker. Maya olarak da bir bardak eski boza. Önce darı ya da bulgur ayıklanır, yıkanır, ılık suya yatırılır. Haşlanmıyor yani, yoksa ‘darı ölür’. Ardından suda yatmış darı tel süzgeçten ezilerek geçiriliyor ve bir kaba aktarılıyor. Üzerine eski boza, yoksa ceviz büyüklüğünde ekmek mayası dökülüp bir köşede mayalanmaya bırakılıyor. Yerini beğenirse giderek kabaran bu ‘yatmış boza’ kıvama geliyor. Ekşiyen boza kabarır ve göz göz olur. İşlem 2-5 günde tamamlanıyor. Bir kilo bozaya 200 gr şeker olacak şekilde bozanın üstüne şeker dökülüyor ve karıştırılıyor. İçine şeker katılmış boza bir kaç saat bekletiliyor. Servis edilirken üzerine tarçın dökülüyor ve sarı leblebi refakatinde içiliyor. Leblebi bozadaki asitin mideyi üzmesini engelliyor. Kalan boza buzdolabında saklanıyor.”

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s