Tüm dünyanın zamanları

Suzanne Crocker kişisel bir belgesel çekmiş. Susan ve eşi, 4-8 ve 10 yaşında çocukları alıp 9 aylığına Kuzey Kanada’da el değmemiş doğada yaşamaya gidiyorlar. Evlerini + konforlarını bırakıp bir kanoya yiyeceklerini koyup Kuzey Kanada’da yaşamaya başlıyorlar. Bir kabinde yaşamaya başlıyorlar. Elektrik yok, yol yok, su yok, internet yok, hatta saat de yok. Saat hiç yok çünkü şehirdeyken “hiçbir şeye zaman yok” ağızlarına pelesenk olmuş. Şehirdeyken çocuklar bir şey istediğinde sürekli “şimdi değil” diyen ailenin yerini “tabii ki hemen” ailesi almış. Continue reading

Güneş sabah yıldızıdır

“En iyi yönetim en az yönetendir, hatta en iyi yönetim hiç yönetmeyendir.” Yönetimin çoğunluğa verilmesi de adil değil. Neyin doğru neyin yanlış olduğuna çoğunluğun değil vicdanın karar vermesi lazım. Vatandaşlar niye kanun koyuculara teslim olur? O zaman neden herkesin bir vicdanı var? İnsanlık yönetime tabi olmaktan önce gelmelidir. Kanunlar insanları daha adil yapmıyor. İnsanlar devlete vatandaş olarak değil de vücutlarıyla makine gibi hizmet ediyorlar. Her zaman savaşa hazır ordu, milis güçler, ayaklanmalarını bastıran timler böyle karakterlerden kuruludur. Belki de amaca uygun robot üretmek daha iyi bile olabilir.
Continue reading

Dağlar

Kengo Kuma tarafından yapılan bu müze dağın yamacında. Binanın ortasında bir boşluk var. Bu boşluktan binanın arkasındaki dağ görünüyor. “Dağı yok edersek hayat da yok olur” diyor. Dağ, köyün yaşaması için doğal bir kaynak. Evlerin malzemesi, enerji, tarımda kullanılan temiz su dağdan geliyor. Yaşam demek dağ demek. Müzenin merkezindeki boşluk bu dağı tekrar hatırlatmak için var.
İnsanlara unuttukları bu dağı ve hayatı tekrar hatırlatıyor Kengo Kuma. Dağla yeniden ilişki kurduran, ilişkiyi tamir eden bir boşluk bu. Continue reading

bolo’bolo

bolo’bolo ‘nun ayrıcalıklı A sınıfı vatandaşları çoğunlukla yöneticiler sınıfına aitler. A’nın anlaşması neydi? Yaşamında biftek olacak, ileri teknolojik gereçler, iyi cins köpek ve araba, iyi bir viski, Girit, glutensiz yemek, kinoa, pilates, yoga, spirütüel obezite, gurme yemek, bazılarında uyuşturucu… resim: Airstream Not Far from Ruby Michael Harrington Continue reading

Farklı olmaktan vazgeçmenin dayanılmaz hafifliği

Farklı olmaktan, fark atmaya çalışmaktan yoruldunuz mu? O zaman law of jante’ı öneriyorum. Farklı olmamak itaat etmekle karıştırılmasın ama lütfen. 10 prensibi var:

Özel olduğunu düşünmüyorsun herhalde.
Bizim kadar iyi olabileceğini aklına getirmiyorsundur.
Bizden daha zeki olduğunu zannetmiyorsundur.
Kendi kendini bizden daha iyi olduğun konusunda kandırmıyorsundur.
Bizden daha fazla bilmiyorsundur herhalde.
Kendini bizden daha önemli gibi hissetmiyorsundur.
Herhangi bir şeyde iyi olduğunu iddia etmiyorsundur.
Bize gülmüyorsundur.
Kimsenin umurunda olduğun kanısına kapılmamışsındır.
Bize bilgiçlik taslamıyorsundur.
Continue reading

Martı ve kedi

Martıya minibüs çarptı. Diğer martılar hemen kazazedenin etrafını sardılar. Her bir canlının herkese karşı mücadelesinin doğa yasası olmadığını karşılıklı yardımlaşmanın da doğa yasası olduğunu gösterdiler. Kedi de oralardaydı, martıyı kapıp gitmedi… Continue reading

“Sihirle kalın”

İlkay Özdemir dünyanın en iyi sihirbazlarından. Nasıl Cirque de Soleil gibi topluluklar sirke bambaşka bir boyut kazandırdıysa ve hayvanları kullanmaktan vazgeçtiyse İlkay da yeni nesil sihirbazlardan. Gösterilerinde hayvan kullanmıyor artık. Şirince’de Sihirbazın Evi oteli var. Ayrıca kendi enerjisini ve gıdasını üreten, sokak hayvanlarına da doğal yaşam alanı sağlayan bir dağ evi kuruyor. İlham ve cesaret veriyor. Continue reading